Nazlı ile İlk Sinema Keyfi

Nazlı ile ilk sinema deneyimimizi hafta sonu Akbank‘ın davetlisi olarak Happy Feet 2‘nin Etiler’deki Hillside Wings Cinecity‘de gerçekleşen galasıyla yaşadık. Aslında ikinci deneyim diyebiliriz ama ilki yarımdı, sayılmaz. Dinozorlar İstanbul‘da sergisinde 3D bir kısa filmi yarıda bırakmıştık. Bir arazi arabasında dinozorların saldırısından kaşarken Nazlı’nın eliyle gözlerini kapattığını görünce filmi bırakıp çıkmıştık. Eve vardığımızdaki yorumu şöyle idi. “Baba dinozorlar çok güzeldi, minik yavruları vardı. Ama filmden biraz korktum, büyüyünce korkmam kendim gidebilirim sizin gelmenize gerek yok”.

Film öncesi Vox‘taki gala yemeğinde gelen “Lütfen film için salona….”anonsu ile Nazlı irkildi. “Çabuk baba geç kalıcaz, çabuk..” Neyse salona girdik, sanki kırk yıllık film izleyicisi gibi, koltuğuna oturdu, gözlüklerini taktı, mısırını kucağına aldı başladı filmi izlemeye ve ardı ardına sorularını sormaya:

“Bu bebek penguen kim?”

“Annesi niye üzülmüş onun?”

“Babası neden ağlıyor?..” vs…

Salonda çocuk sayısı çok olunca malum bir süre sonra ilgi dağılıp filimden kopuluyor. Tam bu sırada ara imdadımıza yetişti. İçeriğe giren Spor Club’ın çalışanları miniklere müzik eşliğinde hoplamalı zıplamalı spor hareketleri yaptırdı, daha sonra gelen waffle, motivasyonu biraz daha yukarıya çekti. Bu motivasyon filmin ikinci yarısında bir süre daha idare etti bizi.

Genel sonuç olarak minik Erik’in macerası Nazlı’nın oldukça hoşuna gitti gibi.

Bana sorular geliyor “Kızımı sinemaya hangi yaşta götürmeye başlamalıyım” ya da “Oğlumla tiyatroya gittik çok duramadı” gibi. Bence bu tip aktiviteler için 2,5-3 yaş başlamak için normal gibi görünmekle beraber, çocuktan çocuğa ilgi ve odaklanma değiştiğinden bunu aslında ebeveynin kendisinin belirlemesi gerekiyor. Sinemada gürültü özellikle çocuk filmlerinde çok sorun olmasa da, bir tiyatro oyununda miniğin yüksek sesle sorduğu sorular oyuncuları dahi etkileyebilir. Buna ufaklığın hala bez kullanıyor olması ya da yeme düzeni gibi etkenler de eklenebilir.

Bu sebeple anne ya da baba kendi çocuğu için bu tip aktivitelere katılmanın zamanını kendileri ayarlayabilir. Ama ne olur miniği bir şeylere zorlamayın “Bak Ayşe’nin kızı sinemada uslu uslu duruyor bizim ki durmuyor” gibi kıyaslar çocuk yetiştirmede en tehlikeli düşünce tarzıdır.

Unutmamalıdır ki her çocuk için her eylem yaşı farklı olabilir ki bu da en doğalıdır.

Nazik davet ve ağırlama için Serap Denk ve Gonca Sevimli‘ye ayrıca teşekkürler.



Bunlara da bir bakın

About The Author

Number of Entries : 375

Leave a Comment

© 2012 Bir baba ve bebek arasındaki her şey

Scroll to top